Zemahşerî’de Allah-İnsan İlişkisinin Ahlâkî Boyutu

Temel karakteristiği Allah, nübüvvet ve meâd konuları üzerinden şekillenen kelam, bu konuları ele alış tarzında ahlakî perspektifi merkeze almıştır. Bu açıdan kelam, bir yönüyle Allah bir yönüyle insanla ilişkilidir. Dolayısıyla kelamcılar Allah-insan ilişkisini hem ontik he...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Zeynep Hümeyra Koç
Format: Article
Language:English
Published: Cumhuriyet University 2024-06-01
Series:Cumhuriyet İlahiyat Dergisi
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/doi/10.18505/cuid.1434968
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:Temel karakteristiği Allah, nübüvvet ve meâd konuları üzerinden şekillenen kelam, bu konuları ele alış tarzında ahlakî perspektifi merkeze almıştır. Bu açıdan kelam, bir yönüyle Allah bir yönüyle insanla ilişkilidir. Dolayısıyla kelamcılar Allah-insan ilişkisini hem ontik hem epistemik hem de ahlakî açıdan ele almışlardır. Tanrı ve insan tasavvurları tüm boyutların birlikte değerlendirilmesiyle anlam kazanmaktadır. Konu hakkındaki farklı yaklaşımlar, söylem gruplarının ya da düşünürlerin paradigmalarına göre şekillenmektedir. Mu‘tezilî bir âlim olan Arap dili ve edebiyatının yetkin isimlerinden Ebû’l-Kāsım Mahmûd b. Ömer b. Muhammed el-Harezmî ez-Zemahşerî’nin (ö. 538/1144) de eserlerinde, Allah-insan ilişkisine gereken ilgiyi gösterdiği bilinmektedir. Dinî pratiğinde Hanefî aidiyete sahip olan Zemahşerî, aklı ön planda tutan, aklın işlevsel yönünü vurgulayan bir din anlayışına sahiptir. Bu sebeple ona göre takdîr gereği akıl ve irâde sahibi olarak belirli bir fıtratta yaratılan insan yaptıklarından sorumludur. İnsanı teklîf temelinde tasavvur eden Zemahşerî’de yaratmanın ilk aşamasından itibaren adaletli bir Tanrı fikri hakimdir. Dolayısıyla onun Allah tasavvuru ve bağlantılı olarak irade konusundaki değerlendirmeleri, Allah-insan ilişkisini nasıl bir temelde ele aldığına işaret etmektedir. Bu bağlamda araştırmamız Zemahşerî’nin söz konusu ilişkiyi nasıl ele aldığını ve ahlakî boyutunu konu edinmektedir. Çünkü bu çalışmayı ortaya çıkaran temel saik Zemahşerî’nin eserlerinde Allah-insan ilişkisini ahlakî olarak değerlendirdiğine dair güçlü kanıtların mevcudiyetidir. İlişkili olarak konu, Zemahşerî’nin ilahî fiiller, insan fiilleri, akıl, bilgi, taklit, hüsun-kubuh, hidâyet-dalâlet, dâî, fâil, kötü/kabîh ve fâili, hikmet, maslahat ve tüm bunları içine alacak şekilde teklîf yaklaşımını kapsamaktadır. Buna göre çalışmada öncelikle Zemahşerî’nin Allah tasavvuru daha sonra Zemahşerî’ye göre Allah-insan ilişkisi ele alınacaktır. Çalışmanın amacını belirleyen ahlakî boyuta dair veriler değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Allah-insan ilişkisinin ilk aşaması olarak yaratma, mîsâk ve takdîr, ikinci aşaması olarak teklîf karşımıza çıkmaktadır. Teklîfin karşılığının alındığı yer olarak ahiret son aşama olup teklîf ve sonuç kısmında bahse konu olacaktır. Çalışma, söz konusu veriler ve üzerine yapılan analizlerle şekillenmiştir. Kaynak olarak kullanılan Kitâbü’l-Minhâc, Zemahşerî’nin konu hakkında genel çerçeveyi belirleyen bir eseridir. El-Keşşâf ‘an hakâik-i (gavâmizi’)t-tenzîl ve ‘uyûni’l-ekâvîl fî vücûhi’t-te’vîl isimli eseri ise Zemahşerî’nin görüşlerini ve derinliğini birçok açıdan anlama ve değerlendirme imkânı veren telîfidir. Buna göre çalışmamız, Zemahşerî’nin Allah-insan ilişkisinde ortaya koyduğu ahlakî yaklaşıma dolayısıyla insanın sorumlu olmasının ahlakîliğine dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Çalışma Zemahşerî ile sınırlandırılırken, gereken yerlerde mukayeseli değerlendirmelere başvurulacaktır.
ISSN:2528-987X