XIII. Yüzyılın Yarısına Kadar Türk-İslam Dünyasında Kıtlığın Sebep Olduğu Sosyal Meseleler Üzerine Bir Değerlendirme

Tarih, insanoğlunun yeryüzünde halk olduğu zamandan beri yaşanmış her şeyin şahididir. Zaman dizgisinde yaşananlar kendisini farklı şekillerde ifade etse de en baştaki muhatabı insanoğlu olmuştur. Çünkü yaşananlar ya kendisinin birincil etkisiyle oluşmuş ya da birinci dereceden kendisi etkilenmiştir...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Murat Serdar
Format: Article
Language:English
Published: Selcuk University Press 2019-02-01
Series:Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1725159
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:Tarih, insanoğlunun yeryüzünde halk olduğu zamandan beri yaşanmış her şeyin şahididir. Zaman dizgisinde yaşananlar kendisini farklı şekillerde ifade etse de en baştaki muhatabı insanoğlu olmuştur. Çünkü yaşananlar ya kendisinin birincil etkisiyle oluşmuş ya da birinci dereceden kendisi etkilenmiştir. Ne şekilde vuku bulmuş olursa olsun bunlar zaman içerisinde insanoğluna yaşam kalitesini şekillendirmede rehber olmuşlardır.Genelde savaşlar veya insan eliyle çevrenin tahrip edilmesi birinci dereceden insanın kendi kendisine zararı yani afet olarak kabul edilmektedir. Doğa olayları sel, kuraklık, deprem, fırtına, gök cisimlerinin yeryüzüne düşmesi sonucunda meydana çıkan yıkımlar ise doğal afet olarak adlandırılmaktadır. Tarih boyunca da her iki olay onlarca belki de binlerce kez yaşanmış ve bunların bir kısmı yazı icat edildikten sonra eski medeniyetlerin yıllıklarında kendilerine yer bulabilmişlerdir. Bu afet veya doğal afetlerin zararlarından korunmak bazen Tevrat’la birlikte Nuh Tufanı’nda bazen de Hitit kralı II. Murşili’nin tanrıya yakarışında karşımıza çıkarken İslamiyet’in kökleşmesinden sonra da yağmur duasında karşımıza çıkar. Bu afetlerin her milletin, her dinin ve her kültürün geçmişinde mutlaka bir izi olduğunu düşünmek ya da söylemek yanlış olmamalıdır. 13. yüzyılın ortalarına kadar da Türk-İslam dünyasında birçok afet veya doğal afet görülmüştür. Bu afetlerin tesiri bazen insanoğlu tarafından hafif sıyrıklarla ya da zararlarla savuşturulmuş bazen de büyük yıkımlara sebep olmuşlardır. İnsanoğlunun Orta Çağ’da da bilinçsizlikten ya da savaş taktiği olarak çevreye verdiği zararlar, kendisini ilerleyen zamanlarda masum insanların hayat kalitelerinin tamamen tükenmesinde göstermiştir. İster afet isterse doğal afet olsun önlemi alınmadığı müddetçe mutlaka kendisini bir şekilde toplumda göstermektedir. Gösterdiği şekillerden bir tanesi de kıtlıktır. Kıtlık genelde gıda maddelerinin eksikliğinden kaynaklanmaktadır ve iki şekilde de ortaya çıkabilmektedir.İslamiyet’in başlangıcından 13. Yüzyılın ortasına kadar incelediğimiz dönemdeki afetler ve doğal afetler sonucunda birçok kıtlık vakasının yaşandığı kaynaklar ışığında görülmektedir. Bu çalışmada, 13. yüzyılın yarısına kadar Türk-İslam dünyasında yaşanan kıtlıkları inceleyerek kıtlığın hangi sebeplerle ortaya çıktığı, kıtlık sonrası neler yaşandığı ve kıtlığın ne gibi sosyal problemleri doğurduğuna dair sorularımıza cevap bulmaya çalışacağız.
ISSN:2667-4750