İki Hâşiyenin Serencamı -Hayâlî ve İbn Ebî Şerîf’in Şerhu’l-Akāid Hâşiyeleri-
Kelâm’ın şerh ve hâşiye döneminin önde gelen metinlerinden biri Teftâzânî’nin Şerhu’l-Akāid adlı şerhidir. Nitekim üzerine İslâm dünyasının muhtelif bölgelerindeki âlimler tarafından birçok hâşiye çalışması yapılmıştır. Bunlar arasında öne çıkan en meşhur metinlerden birisi...
Saved in:
Main Author: | |
---|---|
Format: | Article |
Language: | English |
Published: |
Cumhuriyet University
2024-12-01
|
Series: | Cumhuriyet İlahiyat Dergisi |
Online Access: | https://dergipark.org.tr/tr/doi/10.18505/cuid.1435472 |
Tags: |
Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
|
Summary: | Kelâm’ın şerh ve hâşiye döneminin önde gelen metinlerinden biri Teftâzânî’nin Şerhu’l-Akāid adlı şerhidir. Nitekim üzerine İslâm dünyasının muhtelif bölgelerindeki âlimler tarafından birçok hâşiye çalışması yapılmıştır. Bunlar arasında öne çıkan en meşhur metinlerden birisi Hayâlî’nin yazmış olduğu Hâşiye alâ Şerhi’l-Akāidi’n-Nesefiyye adlı eserdir. Nitekim Hayâlî’nin bu hâşiyesi, Şerhu’l-Akāid üzerine yazılan hâşiyeler arasında üzerine en fazla hâşiye yazılan eserdir. Kâtib Çelebi, Leknevî ve Taşköprülüzâde gibi âlimler Hayâlî hâşiyesi hakkında övücü ifadeler kullanmıştır. Ayrıca Hayâlî’nin bu hâşiyesi Osmanlı kelâm kitapları hiyerarşisinde Şerhu’l-Akāid’den daha üst bir metin olarak değer görmüştür. Bu kadar ilgi gören bir hâşiye hakkında Kâtib Çelebî’nin zikrettiği bir iddia dikkat çekmektedir. Kâtib Çelebî, Hayâlî hâşiyesinin kaynağının Memlük ulemasından İbn Ebî Şerîf’in Şerhu’l-Akāid hâşiyesi olduğu hakkında bir bilgiye yer vermektedir. Dolayısıyla Hayâlî, hâşiyesini İbn Ebî Şerîf’in hâşiyesinden alıntı yaparak kaleme almış olabilir. Bu iddianın tahkik edilmesi çalışmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Bunu yaparken iki muhaşşînin yaşadıkları ve eserlerini kaleme aldıkları zaman dilimi göz önünde bulundurulmuştur. Diğer taraftan iki hâşiyenin muhteva analizinin yapılması da iddianın tahkik edilmesi için temel bir ölçüt konumundadır. Böylece ana konu bazında benzerlikler ve farklılıklar ortaya konularak iki hâşiyenin karşılaştırılmasına olanak sağlanmıştır. Muhteva analizinde eşyanın hakikatleri, ilim sebepleri, âlemin temel bileşenleri, Allah’ın sıfatları, rü’yetullah, insan fiilleri ve ahiret hayatı ile ilgili meseleler olmak üzere yedi konu başlığı tercih edilmiştir. Bu başlıklar altında konular detaylı bir şekilde aktarılmayıp yalnızca benzerlikler ve farklılıkların ortaya konulabilmesi için seçme pasajların verilmesi yeterli görülmüştür. Çalışmada yöntem olarak doküman çözümlemesi/analizi kullanılmıştır. Sonuç olarak bu iddia tahkik edildiğinde durumun Kâtib Çelebî’nin aktardığı gibi olmadığı tespit edilmiştir. Nitekim iki muhaşşînin doğum ve ölüm tarihleri diğer taraftan hâşiyelerini yazım tarihleri incelendiğinde bu iddianın mümkün olmadığı ortaya çıkmıştır. Hayâlî hâşiyesini yaklaşık olarak 862/1458, İbn Ebî Şerîf ise 889/1484 veya 895/1490 yılında kaleme aldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla tarihsel olarak Hayâlî’nin İbn Ebî Şerîf’ten alıntı yapması mümkün görünmemektedir. Kâtib Çelebî’nin aktardığı bilginin yanlışlanması tam tersi bir durumun olma ihtimalini gündeme getirir. Yani İbn Ebî Şerîf, hâşiyesini yazarken Hayâlî’den faydalanmış olabilir. Bu düşüncenin doğrulanması veya yanlışlanması için her iki hâşiye arasında muhteva analizinin yapılması gerekmiştir. İki hâşiyenin muhtevaları karşılaştırıldığında ise büyük oranda benzerliklerin olduğu görülmüştür. Öyle ki bazı yerlerde cümleler birebir aynı iken bazı yerlerde benzer ifadeler kullanılmıştır. Ancak İbn Ebî Şerîf’in hâşiyesi Hayâlî’nin hâşiyesine göre daha uzundur. Öyle görünüyor ki İbn Ebî Şerîf hâşiyesini, Hayâlî hâşiyesi temelinde inşa etmiştir. |
---|---|
ISSN: | 2528-987X |