İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde Bulunan Bir Memlûk Mushafı Üzerine Mülâhazalar

Dünya Osmanlı Devleti’nin makarr-ı saltanatı olan Dersaâdet’e, Memlûkler zamanında birçok Mushaf-ı Şerîf’in geldiği; XIX. yüzyılın başlarından itibaren muhafaza edilmek üzere vakfedildikleri camilerden, türbelerden, müze ve kütüphâne koleksiyonlarına toplanan eserlerden anla...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Süleyman Berk
Format: Article
Language:Arabic
Published: Motif Yayıncılık 2024-12-01
Series:Dini Araştırmalar
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/doi/10.15745/da.1526457
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
_version_ 1841545255951794176
author Süleyman Berk
author_facet Süleyman Berk
author_sort Süleyman Berk
collection DOAJ
description Dünya Osmanlı Devleti’nin makarr-ı saltanatı olan Dersaâdet’e, Memlûkler zamanında birçok Mushaf-ı Şerîf’in geldiği; XIX. yüzyılın başlarından itibaren muhafaza edilmek üzere vakfedildikleri camilerden, türbelerden, müze ve kütüphâne koleksiyonlarına toplanan eserlerden anlaşılmaktadır. İslâm yazı sanatı, başlangıcında imlâ gelişimine odaklanmış, bu meyanda ilk asır sonrası yazı estetiği üzerine çalışmalar yapılmıştır. Abbâsîler döneminde görülen bu gayretler neticesi yazının kurallara bağlandığı ve çeşitlendiği görülmüştür. Bunlardan Memlûk döneminde, Mushaf yazımında kullanılan Muhakkak ve Reyhâni yazı çeşidi Osmanlı’da Hattat Şeyh Hamdullah’a (1429- 1520) kadar Mushaf yazısı olarak kullanılmıştır. Tarihî seyri içerisinde Memlûkler döneminde Muhakkak yazının gelişimini ve ulaştığı seviyeyi bu Mushaf’ta görmek mümkündür. Makalenin amacı gerek yazı sanatı gerekse süsleme sanatı açısından günümüz sanatkârlarına bir örnek sunmaktır. Mushaf’ta Zer mürekkeple yazılan harflerin etrafı siyah mürekkeple tahrirlenmiş, harekeler ise siyah mürekkeple yazılmıştır. Satırlarda harfler kürsüsünde olup, hat olarak da döneminin özelliklerini aksettirmektedir. Sûre başı yazıları ise Sülüs hat iledir. Görülmektedir ki Mushaf, günümüz yazı sanatında çokça kullanılan Muhakkak yazıya dâir özgün örnekleri ortaya koymaktadır. Araştırmadaki bir diğer gaye de Mushaf’ın hattatı ile ilgili tashihte bulunmaktır. Mushaf’ın, tefsir kısmının ferağ kaydında, “Muhammed b. Su‘ûd eş-Şâfiî” ismi geçmektedir. Bu Mushaf’ın hattatı olmayıp tefsirin müellifidir. Dolayısıyla Mushaf’ın hattatı belli değildir. Mushaf’ın tezhipleri ve cilt kapakları ile “İslâm Kitap Sanatı”nın göz alıcı örnekleri olan bu eser belli bir dönemin üslûbunu ve tekniğini yansıtması bakımından önemlidir. XV. yüzyıldan İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi (TİEM)’nde bulunan bu Mushaf, Memlûk dönemi kitap sanatının ulaştığı mükemmelliği günümüze ulaştıran önemli eserlerdendir. Kitap sanatının hâmisi, Memlûk Sultanı Kayıtbay’ın (1468-1496) hazinesi için yazılan Mushaf, 9 satırlı ve 463 yapraktan müteşekkildir. Salbekli ve oval şemseli, miklepli vişne rengi deri cildi döneminden kalmadır. Bu Mushaf’ın önemli bir özelliği de 439b- 462b’ye kadar yine sûre başlığı altında, âyetlerin kelime anlamlarının Arapça olarak izah edilmesidir. Mushaf’ta Sultan II. Bâyezid’in vakıf mührünün bulunması, Mushaf’ın Sultan II. Bâyezid döneminde Saray’a girdiğini göstermektedir. Eser, 1480- 1490 yılları arasına tarihlenebilir. Sultan III. Ahmed’in annesinin Üsküdar’da yaptırmış olduğu Gülnûş Emetullah Vâlide Sultan Camii’ne konulmak üzere vakfettiği h. 1132/1719 tarihli Arapça yazılmış olan kayıttan anlaşılmaktadır.
format Article
id doaj-art-1a6b7c8ace6b4ab88afc983952ce258d
institution Kabale University
issn 1301-966X
language Arabic
publishDate 2024-12-01
publisher Motif Yayıncılık
record_format Article
series Dini Araştırmalar
spelling doaj-art-1a6b7c8ace6b4ab88afc983952ce258d2025-01-12T07:44:04ZaraMotif YayıncılıkDini Araştırmalar1301-966X2024-12-0167599410.15745/da.1526457 İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde Bulunan Bir Memlûk Mushafı Üzerine Mülâhazalar Süleyman Berk0https://orcid.org/0000-0002-6495-2575İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dünya Osmanlı Devleti’nin makarr-ı saltanatı olan Dersaâdet’e, Memlûkler zamanında birçok Mushaf-ı Şerîf’in geldiği; XIX. yüzyılın başlarından itibaren muhafaza edilmek üzere vakfedildikleri camilerden, türbelerden, müze ve kütüphâne koleksiyonlarına toplanan eserlerden anlaşılmaktadır. İslâm yazı sanatı, başlangıcında imlâ gelişimine odaklanmış, bu meyanda ilk asır sonrası yazı estetiği üzerine çalışmalar yapılmıştır. Abbâsîler döneminde görülen bu gayretler neticesi yazının kurallara bağlandığı ve çeşitlendiği görülmüştür. Bunlardan Memlûk döneminde, Mushaf yazımında kullanılan Muhakkak ve Reyhâni yazı çeşidi Osmanlı’da Hattat Şeyh Hamdullah’a (1429- 1520) kadar Mushaf yazısı olarak kullanılmıştır. Tarihî seyri içerisinde Memlûkler döneminde Muhakkak yazının gelişimini ve ulaştığı seviyeyi bu Mushaf’ta görmek mümkündür. Makalenin amacı gerek yazı sanatı gerekse süsleme sanatı açısından günümüz sanatkârlarına bir örnek sunmaktır. Mushaf’ta Zer mürekkeple yazılan harflerin etrafı siyah mürekkeple tahrirlenmiş, harekeler ise siyah mürekkeple yazılmıştır. Satırlarda harfler kürsüsünde olup, hat olarak da döneminin özelliklerini aksettirmektedir. Sûre başı yazıları ise Sülüs hat iledir. Görülmektedir ki Mushaf, günümüz yazı sanatında çokça kullanılan Muhakkak yazıya dâir özgün örnekleri ortaya koymaktadır. Araştırmadaki bir diğer gaye de Mushaf’ın hattatı ile ilgili tashihte bulunmaktır. Mushaf’ın, tefsir kısmının ferağ kaydında, “Muhammed b. Su‘ûd eş-Şâfiî” ismi geçmektedir. Bu Mushaf’ın hattatı olmayıp tefsirin müellifidir. Dolayısıyla Mushaf’ın hattatı belli değildir. Mushaf’ın tezhipleri ve cilt kapakları ile “İslâm Kitap Sanatı”nın göz alıcı örnekleri olan bu eser belli bir dönemin üslûbunu ve tekniğini yansıtması bakımından önemlidir. XV. yüzyıldan İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi (TİEM)’nde bulunan bu Mushaf, Memlûk dönemi kitap sanatının ulaştığı mükemmelliği günümüze ulaştıran önemli eserlerdendir. Kitap sanatının hâmisi, Memlûk Sultanı Kayıtbay’ın (1468-1496) hazinesi için yazılan Mushaf, 9 satırlı ve 463 yapraktan müteşekkildir. Salbekli ve oval şemseli, miklepli vişne rengi deri cildi döneminden kalmadır. Bu Mushaf’ın önemli bir özelliği de 439b- 462b’ye kadar yine sûre başlığı altında, âyetlerin kelime anlamlarının Arapça olarak izah edilmesidir. Mushaf’ta Sultan II. Bâyezid’in vakıf mührünün bulunması, Mushaf’ın Sultan II. Bâyezid döneminde Saray’a girdiğini göstermektedir. Eser, 1480- 1490 yılları arasına tarihlenebilir. Sultan III. Ahmed’in annesinin Üsküdar’da yaptırmış olduğu Gülnûş Emetullah Vâlide Sultan Camii’ne konulmak üzere vakfettiği h. 1132/1719 tarihli Arapça yazılmış olan kayıttan anlaşılmaktadır.https://dergipark.org.tr/tr/doi/10.15745/da.1526457
spellingShingle Süleyman Berk
İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde Bulunan Bir Memlûk Mushafı Üzerine Mülâhazalar
Dini Araştırmalar
title İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde Bulunan Bir Memlûk Mushafı Üzerine Mülâhazalar
title_full İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde Bulunan Bir Memlûk Mushafı Üzerine Mülâhazalar
title_fullStr İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde Bulunan Bir Memlûk Mushafı Üzerine Mülâhazalar
title_full_unstemmed İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde Bulunan Bir Memlûk Mushafı Üzerine Mülâhazalar
title_short İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesi’nde Bulunan Bir Memlûk Mushafı Üzerine Mülâhazalar
title_sort istanbul turk ve islam eserleri muzesi nde bulunan bir memluk mushafi uzerine mulahazalar
url https://dergipark.org.tr/tr/doi/10.15745/da.1526457
work_keys_str_mv AT suleymanberk istanbulturkveislameserlerimuzesindebulunanbirmemlukmushafıuzerinemulahazalar